İkinci Scratch Projem: Taktiksel Atış

Taktiksel Atış
(Projeyi başlatmak için yeşil bayrağa tıklayınız.)

        Zar zor bitirdiğim ikinci Scratch projemle karşınızdayım. Aslında, tam mânâsıyla bittiği söylenemez ama ne demiş atalarımız: "Kervan yolda düzülür." Eksiklerimi gördükçe bloklarda ufak değişiklikler yaparak daha iyi bir hâle getirmeye çalışacağım elbette. Ki zaten dedim ya, bu daha ikinci proje. Bu projelerin günahı olmaz sevgili okur; idare ediver.

        Ben, herkes için bilgilendirici olması adına, biraz projedeki aşamalardan ve yaşadığım zorluklardan bahsedeceğim. Öncelikle, kafamda "Ben ne yapmak istiyorum?" sorusunun cevabını net bir şekilde belirledim: "Topun, duvarlardan belirli bir sayıda sektikten sonra deliğe girmesi gereken ve başarılı olunan her turda, topun sekmesi gereken sayının arttığı, yani her seviyede zorlaşan bir atış oyunu yapmak istiyorum." İnsan, "Ben ne yapmak istiyorum?" sorusuna net cevaplar verebiliyorsa, aslında yapmak istediği şeyin ana hatlarını zaten çizmiş demektir. Evet, yapım sürecinde mutlaka zorluklar yaşanacaktır ancak hedef belli olduğunda, hedeften şaşarak sağa sola sapma ihtimâli büyük ölçüde azalır.
        
        Bu net cevap üzerine, kafamdaki projeyi aşama aşama gerçekleştirmeye başladım. Öncelikle, dört duvardan oluşan oyun alanını yapmam gerekiyordu. Canva kullanarak basit bir oyun alanı tasarladım. Aslında, özel bir oyun alanı oluşturmadan "duvara geldiyse sek" bloğunu kullanarak topun, oyun alanının dört tarafında sekmesini sağlayabilirdim ama ben kendi oluşturduğum bir oyun alanı kullanmak istedim. Devamında, boş hâldeki oyun alanı dekorunun üzerine birkaç ekleme yaparak "ANA MENÜ", "OYUN KURALLARI" ve "OYUN BİTTİ" sahnelerinin dekorlarını oluşturdum.

        Dekorlar meselesi bitince, sıra kuklalara, yani dekorlar dışında aksiyon alacak tüm bileşenleri oluşturmaya geldi. Bu projede benim ihtiyaçlarım kısaca şunlardı: Top, top atar, delik, ana menü ve ara menü butonları. Projemde renklerin birbirine değmesi önemli bir konu olacağından, görselleri daha çok renk durumlarını önceleyerek seçtim. Hatta ilginçtir ki, hayalimdekine yakın bir top atar görseli bulamayınca, aslında bir klozetin üstten görünümü olan görseli, birkaç değişiklik yaparak top atar olarak kullandım. (Şaka değil ha, yüzde yüz gerçek.)

        Sahneler ve kuklalar tamam olunca, Hacivat ve Karagöz misali, geriye bunları oynatmak kalıyor. Çok basitmiş gibi söyledim ama aslında en çok emek isteyen kısmı da burası. Kod bloklarıyla, "Ne yapılırsa ne olacak?" sorusuna cevap veren onlarca komut oluşturuluyor. Ben bu noktada en çok, top, duvarlardan sektiğinde ne tarafa döneceği ile ilgili blokları oluştururken zorlandım. Evet, şu an projede bu konuda herhangi bir sıkıntı yok ancak inanın, nasıl yaptığımı hâlâ anlayabilmiş değilim. Hatta, "Sadece o sekme olayını bir kez daha yapar mısın?" deseniz yapamam. Bunun sebebi de, net şekilde, matematik ve geometriden gram anlamamam.

        Sonuçta, eksiğiyle fazlasıyla, ortaya tamamlanmış bir proje çıktı. Oyunda, topun gezindiği sahaya dikkatle bakarsan, belki oralarda bi' yerde döktüğüm alın terlerinden bir damlacığı görebilirsin. Şaka bir yana, aşamaları başarıyla tamamladıkça ve oyun işlevleri, parça parça da olsa, çalışır hâle geldikçe insan bir keyiflenmiyor değil. Sorunları çöze çöze, sorunsuz veya en azından sorunları azaltılmış bir şey ortaya koyabilmek, insanın kendine olan saygısını bile pekiştiriyor. Gerçekten güzel bir deneyimdi; ilgililere tavsiye ederim. Başka bir yazıda görüşmek üzere. *_*


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlk Adımlar: mBlock, Scratch ve Karşılama Görevlisi